Sakin EREN
Gelir Uzmanı
sakineren@hotmail.com
 

 

5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULU İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUNA GENEL BİR BAKIŞ

 

         I.GENEL OLARAK UZLAŞMA MÜESSESESİ

        Devlet'in vergi toplama işlevi sırasında, vergi idaresi ile verginin yükümlüsü "mükellefi" arasında doğan uyuşmazlıkların süratle ve adaletli biçimde çözüme kavuşturulmalarında hem Hazine'nin, hem de uyuşmazlığa taraf olan vergi yükümlüsünün çıkarı vardır. Bu nitelikte­ki bir çözüm, kamu giderlerinin karşılığı olarak vergiden beklenilenin zamanında elde edilmesini ve vergi yükümlüsünden istenilen verginin onun gerçek mali gücünün karşılığı olmasını sağlayacağından, verginin verimliliği ve vergilemede eşitlik ilkelerine de uygundur.

Vergilendirmede verimlilik ilkesi gereği olarak, olması gerekenden az, fakat zamanında toplanan vergiyi, olması gereken miktarda ancak gecikilerek toplanana yeğleyen Kanun koyucu, yargısal çözümün sözünü ettiğimiz gerçeğini de gözönünde tutarak, vergi toplama işlevinin yarattığı uyuşmazlıkların çözümünde, bu yoldan ayrı, bir baş­ka yol daha öngörme gereğini duymuştur. Vergi idaresi ile vergi yükümlüsünün (veya ceza muhatabının) aralarındaki uyuşmazlığı karşı­lıklı görüşme, tartışma ve pazarlık yöntemleriyle çözmeleri esnasına dayalı bulunan bu yolun adı, Pozitif Hukukumuzda, "UZLAŞMA" dır.

Uzlaşma, sözcük olarak, birden çok kişinin aralarında mevcut ya da ileride çıkması olası düşünce ve çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünler vererek, gidermelerini (veya giderilmesi konusunda anlaşmalarını) anlatmaktadır. Bu tanımın, Vergi Hukukuna, vergi uyuşmazlıkları ile ilgili olarak uygulanması durumunda, uzlaşma sözcüğünün verginin alacaklısı olan vergi idaresi ile borçlusu olan vergi yükümlüsünün veya ceza muhatabının aralarında doğmuş ya da doğacak uyuşmazlığı, karşılıklı ödünlerle, gidermek üzere anlaşmaları demek olacağı söyle­nebilir. Bu tanım, Pozitif Hukukumuzda, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere iki ayrı uzlaşma müessesesi öngörülmüş olunmasıyla da uyuşmaktadır.

Vergi uyuşmazlıklarını, yargı yoluna başvurmaya gerek kalma­dan, tarafların istek ve iradelerine uygun ve kesin olarak sona erdirebilmesi nedeniyle, uzlaşma müessesesi, vergiden beklenilen toplumsal yararı zamanında sağlayacak niteliktedir. Bu özelliği sayesinde, uzlaşma müessesesi, İdari Yargı'nın yükünün azalmasına (en azından, daha fazla artmamasına) da yardımcı olmaktadır.


         II.5736 SAYILI UZLAŞMA KANUNUN KAPSAMI VE GETİRDİKLERİ

213 Sayılı Vergi Usul Kanunun Ek-1. maddesinde tarhiyat sonrası uzlaşma müessesesi; “Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.” Şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Aynı kanunun Ek-11. maddesinde tarhiyat öncesi uzlaşma müessesi; “Maliye Bakanlığı, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.

Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz. (3505 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm) Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun 112'nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanır.

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler” şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer alan madde hükümlerinde belirtildiği gibi mükellefler adına, VUK’nun 344’üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat) vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza için gerek tarhiyat öncesi gerek tarhiyat sonrası uzlaşmadan yararlanamıyorlar.

Mükelleflere 5736 sayılı Kanunla sağlanan özel uzlaşma uygulamasının kapsamına, 27 Şubat 2008 tarihinden önceki dönemlere (beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere) ilişkin olup, bu tarih itibarıyla Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, re'sen ve idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi ziyaı cezalarından ,

a) Vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçmemiş olan, vergi mahkemelerinde davası devam eden, vergi mahkemeleri kararı üzerine itiraz veya temyiz başvuru süreleri geçmemiş olan ve Bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde ihtilaflı olan veya karar düzeltme başvuru süreleri geçmemiş olanlar ile

b) Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş talepler ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş tarhiyatlar girmektedir.

Uygulama, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş fakat 27 Şubat 2008 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş veya dava konusu yapılmış ve fakat hukuki yollar henüz tüketilmemiş vergi alacaklarının yeni bir uzlaşmaya konu edilmesi ve uzlaşılan tutar ile uzlaşma tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak gecikme faizi toplamının da (18) ayda ve (18) eşit taksitte, taksit tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilmesi esasına dayanmaktadır.

Kanunkoyucu, uygulamanın esasını, ihtilaf konusu yapılmış vergi borçları oluşturmakla birlikte, Kanunun 1 inci maddesine koyduğu hükümlerle, 27 Şubat 2008 tarihi itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş talepler ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş tarhiyatlar için de istenirse uygulamadan yararlanılabilmesine olanak sağlamıştır.

Kanunun Vergi Usul Kanununda değişiklik yapan 6 ncı maddesi 08.02.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 27.02.2008 tarihinden itibaren, diğer maddeleri ise 27.02.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 

Kanun aşağıdaki konularda düzenlemeler yapmıştır. 

 Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergi resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezalarının ihtilaflı hale gelmiş olanları ile uzlaşma sürecinde olanları için yeni bir uzlaşma imkanı,

  1. Tebliğ edilmesine rağmen henüz ödenmemiş olan ecrimisil borçlarının yeniden yapılandırılarak tahsilarının hızlandırılması,
  2.   4389 sayılı Bankalar Kanununun  geçici 4 ncü maddesinin (13) numaralı fıkrası uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ile sermayenin azaltılmasına konu edilen zarar indirimlerinden kaynaklanan ihtilafların çözülmesi,
  3.    Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin  (2) numaralı fıkrasına 5228 sayılı kanun ile eklenen (e) bendi uyarınca istisna edilen, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görevleri çerçevesinde yaptıkları bazı teslim ve hizmetlerle ilgili olarak 31.07.2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmesi ve tahakkuk eden tutarların terkini,
  4.    3717 sayılı “Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun” hükümlerine göre 15.05.2004 – 15.07.2006 döneminde yapılan vergi kesintilerinin iade edilmesi,
  5.  Vergilendirmeye esas teşkil eden kriterlerin vergi daireleri nezdinde yanlış ve eksik olması nedeniyle Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu kapsamına giren taşıtlarla ilgili olarak 01.01.2005 ile 31.12.2007 tarihleri arasında yapılan ilave Motorlu Taşıt Vergisi tarhiyatları için gecikme zammından vazgeçilmesi,
  6. Federasyonlar Fonuna ödenmesi gereken tutarların ödenmesinden vazgeçilmesi,
  7. Vergi Usul Kanununun 359 ncu maddesi çerçevesinde kaçakçılık cezalı tarhiyatlarda uzlaşma imkanının kaldırılması,

kanunlarında hükümler getirilmiştir.

1.Yargı ve Uzlaşma Aşamasında Bulunan Vergiler İçin Uzlaşma

a)5736 sayılı Kanunun 1 nci maddesine göre Uzlaşma Kapsamına Giren ve Girmeyen Vergi ve Cezalar

27.02.2008 tarihinden önceki dönemlere ilşikin

- ikmalen

- resen

- idarece tarh edilen

- Vergi

- Resim

- Harç

- Fon

- Vergi Ziyai C.

- Usulsüzlük C.

- Özel Usulsüzlük

(Beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere ilişkin tarhiyatlar)

Bu tarhiyatlar için dava açılmış henüz sonuçlanmamış olması gerekir.

Dava açma süresi geçmemiş olanlar (Tarhiyat öncesi veya sonrası uzlaşma aşamasında bulunanlar da kapsama dahildir.)

Kapsamdaki vergi ve cezalar aşağıda belirtilmiştir.

 

a-       Vergiler (Dava açılmış kesinleşmemiş veya dava açma süresi geçmemiş uzlaşma aşamasında olanlar dahil)

1-       Kurumlar Vergisi

2-       Gelir Vergisi

3-       Katma Değer Vergisi (İthalde alınanlar Hariç)

4-       Özel Tüketim Vergisi (İthalde alınanlar Hariç)

5-       Damga Vergisi

6-       Veraset ve İntikal Vergisi

7-       Gider Vergileri (Banka ve Sigorta Vergisi – Özel İletişim Vergisi, Şans Oyunları Vergisi)

8-       Harçlar

9-       Fon Payı

10-    Motorlu Taşıtlar Vergisi

11-    Yürürlükte olmayıp, daha once ihtilaflı hale gelmiş Diğer Vergi, Resim, Harçlar)

 

b-       Cezalar

1-       Vergi Ziyaı Cezası (1 Kat, ve %50 oranında kesilenler)

2-       Özel Usulsüzlük Cezaları (VUK Md.353- Mük Md.355 ve 2004 yılında kaldırılan Mük Md.354’e göre kesilenler)

3-       Usulsüzlük Cezaları (VUK Md.352’ye göre kesilenler )

4-       01/01/1999 tarihinden önce yürürlükte bulunan kusur, ağır kusur ve kaçakçılık cezaları

   

b) Uzlaşma Kapsamına Girmeyen Alacaklar

 

          Beyan ettiği vergileri ödememiş olanlar

-          VUK. nun 344 ve Geçici 27 nci maddeleri uyarınca 3 kat vergi ziyaı cezası kesilen (iştirak halinde bir kat) ve buna bağlı vergi ve cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları

-          İL Özel İdareleri ve Belediyelere ait vergi resim ve harçlar

-          Gümrük Vergileri

-          İthalde alınan KDV ve Özel Tüketim Vergisi

-          Kaynak kullanımı destekleme fonu kesintileri

-          Trafik para cezaları

-          SSK ve Bağ Kur Prim borcu olanlar

-          213 sayılı Vergi Usul Kanunun 344 üncü ve geçici 27 nci maddeleri uyarınca üç kat kesilen Vergi ziyaı cezasının yargı kararı ile bir kat olarak değiştirilmek suretiyle onanmış olması halinde de bu tarhiyata konu vergi ve cezalar ile bunlara bağlı usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamı dahilinde değildir.

-          Kaçakçılık suçu nedeniyle ceza mahkemelerine sevk edilen ya da yargılama aşamasında bulunan ve hapis cezasını gerektiren fiilerde, hapis cezaları bu yasadan yararlanamayacak. Örneğin; Naylon Fatura düzenleyenlerin ya da Naylon Fatura alanların, hapis cezaları affedilmeyecek.

-          Yargı aşamasında bulunmayan ikmalen, re’sen ve idarece terh edilmiş, kesinleşmiş vergi , resim, harç, fon ve cezalar, uzlaşma yolu ile taksitlendirmeden yararlanamaz.

 

2.Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte uzlaşma aşamasında bulunan tarhiyatlar

Mükelleflerin, yukarıdaki soruya verdiğimiz cevapta sözedilen aşamalarda bulunan uzlaşma talepleri Vergi Usul Kanunu’nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılacaktır. Ancak, bu tarhiyatlarla ilgili olarak, mükellefler, isterlerse, 5736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanarak uzlaştıkları tutarları taksitle ödeme talebinde de bulunabileceklerdir. Bunun için, uzlaşma görüşmesi sırasında yazılı talepte bulunmaları yeterli olacaktır.

Tarhiyat öncesi uzlaşma talebi, mükelleflerce, incelemenin her safhasında yapılabilmekle birlikte, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin 13 üncü maddesi hükümlerine göre, uzlaşma talebinin işleme konulabilmesi, inceleme elemanının, mükellefin uzlaşma talebi ile birlikte mükellef hakkında düzenleyeceği inceleme raporunu veya ön raporu yetkili uzlaşma komisyonuna intikal ettirmesi koşuluna bağlıdır. Bu sebeple, 5736 sayılı Kanuna dayanılarak yapılacak yeni uygulamadan yararlanılabilmesi için sadece tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulması yeterli olmayıp, bu talep karşılığında uzlaşma gününün de verilmiş olması gerekmektedir.   

Özetle, henüz tamamlanmamış olan vergi incelemelerine konu edilecek vergi ve cezalarla ilgili olarak 5736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması, ancak, 27 Şubat 2008 tarihine kadar ,

a) Tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulması,

b)  İnceleme elemanının aynı tarihe kadar raporunu veya ön raporunu tamamlayarak yetkili Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Komisyonuna sunması, ve,

c) Uzlaşma Komisyonunca, mükellefin talebi işleme konularak uzlaşma günü verilmesi

halinde mümkündür.

Diğer uzlaşma taleplerinde ise, Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla,

a) Henüz uzlaşma günü verilmemiş olması, veya,

b) Uzlaşma günü verilmiş fakat henüz uzlaşma günü gelmemiş olması, ya da,

c)Uzlaşma görüşmesi yapılmış ve uzlaşma sağlanamamış ancak uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için verilen sürenin henüz geçmemiş olması

koşulları aranacaktır.

3.Bu kanunun kapsamında olmayan tarhiyatlar

a) Açılmış bulunan davaya ilişkin nihai kararın 27 Şubat 2007 tarihi itibarıyla taraflardan birine tebliğ edilmiş olması suretiyle kesinleştiği tarhiyatlar ile uzlaşmanın  vaki  olmadığına  dair tutanağa yazılan  nihai  teklifin  kabulü  için verilen sürenin dolduğu tarhiyatlar için özel uzlaşma uygulamasından yararlanılamayacaktır.

Vergi Usul Kanununun 124 üncü maddesinden hareketle açılmış olan davalar ile yargı kararları kesinleştikten sonra kullanılabilen kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılmış ihtilaflara konu vergi ve cezalar, kesinleşmiş alacak oldukları için uygulama kapsamında bulunmamaktadır.

b) İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar uygulama kapsamında bulunmamaktadır. 

c) Vergi Usul Kanunu’nda yer alan uzlaşma müessesesinin kapsam dışı bıraktığı aynı Kanunun 359 uncu maddesinde belirtilen fiillerle ilgili olarak kesilen üç kat  vergi ziyaı cezaları ile yine aynı fiillerle ilgili olarak kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, özel uzlaşma uygulamasına konu edilememektedir.

Bunun yanısıra, Vergi Usul Kanunu’nun 344 üncü ve geçici 27 nci maddeleri uyarınca üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının yargı kararı ile bir kat olarak değiştirilmek suretiyle onanmış olması halinde de bu tarhiyata konu vergi ve cezalar ile bunlara bağlı usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da uygulama kapsamında bulunmamaktadır.

d) Uygulamaya konu tarhiyatlar için ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış olması koşulu getirildiğinden, mükelleflerce ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerle ilgili olarak açılan davalara konu edilen vergi ve cezalar da 5736 sayılı Kanunla sağlanan özel uzlaşma uygulamasından yararlanamayacaktır.

e) Henüz sürdürülmekte olan incelemelerle ilgili olarak ( incelemenin uygulamadan yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde sonuçlandırılmış olmasının bir önemi yoktur) tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş olsa bile, 1 inci maddenin yürürlüğe gireceği tarih itibarıyla henüz uzlaşma günü verilmemiş taleplere konu olan vergi borçları,

f) Uzlaşma tutanağı imzalanmak suretiyle üzerinde uzlaşma sağlanmış vergi ve cezalar için, henüz ödenmemiş olsalar bile,  kesinleştikleri için, yeni özel uzlaşma uygulamasından yararlanılması mümkün değildir. 

 4.Uygulamadan yararlanmanın koşulları 

Mükelleflerin bu uygulamadan yararlanabilmeleri için tarh edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış davalardan ( Danıştay nezdinde karar düzeltme aşaması da dahil) uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmeleri gerekmektedir. Uzlaşma tutanağını imzalayan mükelleflerce davadan vazgeçme dilekçeleri uzlaşma komisyonuna verilecek ve bu dilekçelerin komisyona verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir. 

Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş tarhiyatlar için, verilecek uzlaşma gününde, 5736 sayılı Kanundan yararlanmak istendiğinin  yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.

Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş olan mükellefler ise dava açma süresi içinde yazılı başvuruda bulunmak, dava açmamak ve nihai teklifte yazılı tutarı kabul etmek koşuluyla uygulamadan yararlanabileceklerdir.

Uygulamadan yararlanmak isteyen mükellefler, 30 Nisan 2008 tarihine kadar bağlı oldukları vergi dairesine yazılı olarak başvuracaklardır. Başvuru, 27 Şubat 2008 tarihi itibarıyla tarh edilen vergi ve kesilen cezaya ilişkin ihtilafın, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde devam ediyor olması halinde, 04 Mart 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan (1) seri numaralı Genel Tebliğde yer alan (Ek.3) numaralı dilekçe ile yapılacaktır.

Belirtilen başvuru süresi, yeni bir uzlaşma hakkından yararlanabilmek ve uzlaşılan tutarları taksitle ödeyebilmek için tanınmış hak düşürücü süredir. Bu süre içinde başvurularını yapmayan mükellefler, uygulamadan yararlanma haklarını kaybedeceklerdir.

Uzlaşma talebine konu edilmiş tarhiyatlar için ise,

a. Tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş vergi ve cezalar için bu Kanundan yararlanılmak üzere yapılacak başvuruların, en geç uzlaşma gününde uzlaşma komisyonuna,  

b. Uzlaşma taleplerinde henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş vergi ve cezalar için bu Kanundan yararlanılmak üzere yapılacak başvuruların; en geç uzlaşma gününde uzlaşma komisyonuna ,

(1) seri numaralı Tebliğde yer verilen (Ek.1) numaralı dilekçe ile ,

c. uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz sürenin geçmediği durumlarda ise, dava açma süresi içinde tarha yetkili vergi dairesine, örneğine (1) seri numaralı Tebliğde yer verilen (Ek.2) numaralı dilekçe ile 

başvurulması gerekmektedir.

Mükelleflerin, başvuru dilekçelerini, ilgili mercie elden vermeleri veya taahhütlü posta ile göndermeleri tavsiye edilmektedir. Başvuruların taahhütlü posta ile yapılması halinde evrakın postaya verildiği tarih ilgili mercie başvuru tarihi olarak kabul edilecektir. Başvurunun adi posta ile yapılması halinde ise, postanın ilgili merci kayıtlarına giriş tarihi başvuru tarihi olarak kabul edilecektir.

5.Uygulamanın mükelleflere sağlayacağı yararlar  

Uygulama, mükelleflere, yapılacak uzlaşma sonucu tahakkuk edecek vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezalarının ve uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, 18 ayda ve 18 eşit taksitte, taksit tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte  ödenebilmesine olanak sağlamakta, uzlaşmaya konu tutardan artakalan alacakların tahsilinden vazgeçilmektedir. 

        III.SONUÇ

5735 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun  ihtilaflı alacakların bir an önce Hazineye intikalini sağlamak ve yargı mercilerinin iş yükünü hafifletmek amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu amaçların gerçekleşmesi, idarenin sunduğu imkanları tamamen mükelleflerin kabul etmesine bağlıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun gönüllü katılımcı mükellefleri kapsamaktadır. Kanun temelde, dava aşamasında olan, uzlaşma aşamasında olan tarhiyatlar yeniden bir uzlaşma olanağı sağlamaya  yönelik hükümler içermektedir.

Uzlaşma müessesesi, idare tarafından, mükellefe yargı kanalını kullanmaması karşılığında verilen bir ödün ya da pazarlık aracı olmaktan ziyade, vergilemede adaletin ve eşitliğin sağlanması anlamında yapılan idari işlemlere mükellefin de katılımını sağlayarak bu işlemleri en doğru şekilde tesis etme çabasının aracıdır. Bu çabanın bir yan getirisi olarak da yükümlü ile ihtilaf konusu olay üzerinde sağlanan anlaşma kapsamında konunun yargıya intikali önlenmiş olacaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1-5736 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle  Tahsili Hakkında Kanun

2- 5736 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle  Tahsili Hakkında Kanun Genel Tebliği

3- 2007 yılı Beyanname Düzenleme Kılavuzu, Hesaplar Uzmanları Derneği Yayını