|
Vahit Yaşar AKIN
Gelir Uzmanı
yasarakin@guyad.org
VERGİ HUKUKUNDA TAHAKKUK(TARH) ZAMANAŞIMI VE TAHSİL ZAMANAŞIMI
I.GİRİŞ
Vergi hukukunda zamanaşımı; süre geçmesi
suretiyle vergi alacağının ortadan kalkmasını ifade
eder.
Vergi hukukunda tahakkuk(tarh) zamanaşımı
ve tahsil zamanaşımı olmak üzere 2 çeşit zamanaşımı söz
konusudur.Bunlardan tahakkuk(tarh) zamanaşımı 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu’nda; tahsil zamanaşımı ise, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da
düzenlenmiştir.
Zamanaşımı,
mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına
bakılmaksızın hüküm ifade eder.
Zamanaşımı,
vergi alacağını ortadan kaldıran nedenlerden birisidir.
Vergi
hukukunda zamanaşımı, özel hukukundaki hak düşürücü
sürelere benzetilebilir.
Vergi hukukunda zamanaşımı kurumunun kabul edilmesinin
nedeni Genel Hukukta olduğu gibi kamu yararı düşüncesine
dayanmaktadır.Devletin vergiden doğan alacağını uzun bir
süre sonra istemesi hem vergi idaresi hem de mükellef
yönünden sorunlar yaratmaktadır.İdare kanıt yönünden
güçlüklerle karşılaşabileceği gibi takip ve tahsil
yönünden de uzun süre belirsizlik içinde kalmaları ve
bazı defter ve belgeleri saklama durumunda olmaları
önemli olumsuzluklara yol açabilecektir.Zamanaşımı bu
olumsuzlukları büyük ölçüde önleyebilir.
Zamanaşımının bu olumlu yönü yanında olumsuz bazı
yönleri de vardır.Borcunu düzenli ödemeyen mükellefler
yönünden adalet ve eşitlik ilkelerini zedeleyebileceği
gibi vergi yükümlülerini kaçakçılığa da yöneltebilir.Bu
olumsuzluklara karşın olumlu yönleri ağır bastığı için
zamanaşımı vergi sistemine girmiştir.
II.TAHAKKUK(TARH) ZAMANAŞIMI
Vergi alacağının doğduğu takvim yılını
takip eden yılın başından itibaren başlayarak 5 yıl
içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler
tahakkuk zamanaşımına uğrar.(md.114)
Örneğin 2003 yılında elde edilen bir
gelirin vergisinin zamanaşımına uğraması için, 2004
takvim yılının 1 Ocak tarihinden 2008 yılının 31 Aralık
tarihine kadar tarh ve mükellefe tebliğ edilmemiş olması
gerekir.
KDV’de zamanaşımı, vergi alacağı mal
teslimi veya hizmetin yapılmasıyla doğduğu için bu yılı
izleyen yılın başından itibaren başlar.
Şu kadar ki, vergi
dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna
başvurulması zamanaşımını durdurur.Duran zamanaşımı
mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip
eden günden itibaren işlemeye devam eder.
Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu
kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin
zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının
ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından
itibaren başlar.
Damga vergisine
tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın
hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı
yeniden doğar.
1.Zamanaşımını Durduran Haller:
Zamanaşımı
kurumu mükellefin yararına sonuçlar doğurduğundan, vergi
alacaklısının da yararının gözetilmesi ve böylece bir
dengenin sağlanması amacıyla vergi hukukunda
zamanaşımını durduran ve kesen hallere yer verilmiştir.
Aşağıdaki
hallerde zamanaşımı işlememekte ve durmaktadır;
a)Takdir
komisyonuna başvurma,
b)Mücbir
sebep hali(Bu durumda, tarh zamanaşımı işlemeyen süreler
kadar uzamaktadır (VUK, m. 15/1).
c)Mükellefle
vergi/ceza ihbarnamesi tebliği,
d)Vergi
dairelerinin takdir komisyonu kararlarına karşı dava
açmaları(Kanunlarda bu konuda bir hüküm olmayıp,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, bu durumda
zamanaşımının durması gerektiğini kabul etmiştir .)
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda sadece
tahakkuk zamanaşımının durmasından ve tahakkuk
zamanaşımını durduran hallerden bahsedilmiş olup,
tahakkuk zamanaşımın kesilmesinden söz edilmemiştir.
2.Cezalarda Zamanaşımı :
Ceza kesmede zamanaşımı da
(VUK, m. 374) tahakkuk(tarh) kapsamında yer almaktadır.
Buna göre,
-Vergi ziyaı
cezasında, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu
takvim yılını takip eden yılın birinci gününden
başlayarak 5 yıl,
-Özel
usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı
takip eden yılın birinci gününden başlayarak 5 yıl,
- Usulsüzlük
cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden
yılın birinci gününden başlayarak 2 yıl,
olarak belirlenmiştir.
Ancak, vergi ziyaı ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde,
ceza, vergi ziyaı cezasının zamanaşımı süresi içinde(5
yıl) kesilir.
3. Düzeltmede Zamanaşımı;
Vergi Usul
Kanunu’nun 114. maddesinde belirtilen 5
yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana
çıkarılan vergi hataları düzeltilemez.Şu kadar ki,
düzeltme zamanaşımı süresi:
a)Zamanaşımı süresinin
son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın
yapıldığı,
b) İlan yolu ile tebliğ
edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın
tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ
edildiği;
c) İhbarname ve ödeme
emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı
Kanuna göre hacizin yapıldığı;
tarihten
başlayarak 1 yıldan aşağı olamaz.
4.Tahakkuk
Zamanaşımında Özel Hükümler :
Vergi Usul
Kanunu’nda yer alan tahakkuk(tarh) zamanaşımı ile ilgili
hükümler, bazı vergilerin kendi özel kanunlarındaki aksi
yöndeki hükümler nedeniyle, bu vergiler bakımından ya
geçerli değildir yada farklı şekilde uygulanmaktadır. Bu
vergiler, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Veraset ve İntikal
Vergisi, Emlak Vergisi ile Damga Vergisidir.
a)Motorlu
Taşıtlar Vergisinde Tahakkuk Zamanaşımı:
Motorlu Taşıtlar
Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca, Motorlu Taşıtlar
Vergisi, taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin
vergi dairesi tarafından her yıl Ocak ayının başında
yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş sayılır. Bu hüküm
dolayısıyla, motorlu taşıtlar vergisinde tahakkuk
zamanaşımı söz konusu olmamaktadır.
b)Veraset ve İntikal Vergisinde Tahakkuk Zamanaşımı
Veraset ve İntikal
Vergisi Kanunu’nun 20/b maddesi hükmü uyarınca, Veraset
ve İntikal Vergisi mükellefiyeti, verilen beyannamede
gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hallerde,
intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte
başlamaktadır. Bu durumda, Veraset ve İntikal Vergisinde
zamanaşımı süresi, vergi alacağının doğduğu takvim
yılını takip eden takvim yılının başından itibaren
başlamamakta, sürenin başlangıcı idarenin intikali
öğrenmesine bağlanmaktadır.
c)Emlak
Vergisinde Tahakkuk Zamanaşımı :
Emlâk Vergisi
Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca, bildirim dışı kalan
bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu
bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece
öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren
başlamaktadır. Burada da Veraset ve İntikal Vergisindeki
duruma benzer bir durum söz konusu olup, zamanaşımı
süresinin başlaması idarenin öğrenmesine bağlanmıştır.
d)Damga Vergisinde Tahakkuk Zamanaşımı:
Damga
Vergisinde zamanaşımı ile ilgili özel hüküm, Vergi Usul
Kanunu’nun 114/4. maddesinde yer almaktadır. Buna göre,
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına
uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi
dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde, o evraka ait
vergi alacağı yeniden doğar.
Bu özellik
gösteren durumlardan anlaşılacağı üzere; Veraset ve
İntikal Vergisi ile Emlak Vergisinde, idarenin beyanname
verilmediğinden haberdar olmaması durumunda zamanaşımı
sonsuza kadar uzamış olmaktadır.
III.TAHSİL ZAMANAŞIMI
Amme
alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden
takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil
edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait özel
kanunlardaki zamanaşımı hükümleri saklıdır.(md.102)
Verginin vadesi, o verginin ödeme süresinin son gününü
ifade etmektedir.(VUK md.111/2, AATUHK md.37/3)
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler
kabul olunur.
Örneğin 2004 yılı
gelirleriyle ilgili 2005 yılının Mart ayımda ödenmesi
gereken Gelir Vergisi 1.taksidinin ödenmemesi durumunda,
bu borçla ilgili zamanaşımı 2005 takvim yılının başından
itibaren işlemeye başlayacak ve 31.12.2010 tarihinde
sona erecektir.
1.Tahsil Zamanaşımını Kesen Haller:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkındaki Kanun’un 103.maddesine göre zamanaşımını
kesen haller şunlardır;
a) Ödeme,
b) Haciz tatbiki(Haciz uygulanması),
c) Cebren tahsil ve takip muameleleri
sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
d) Ödeme emri tebliği,
e) Mal bildirimi, mal edinme ve mal
artmalarının bildirilmesi,
f) Yukarıdaki 5 sırada gösterilen
muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs
ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar
tarafından yapılması,
g) İhtilaflı amme alacaklarında yargı
mercilerince bozma kararı verilmesi,
h) Amme alacağının teminata bağlanması,
ı) Yargı mercilerince yürütmenin
durdurulmasına karar verilmesi,
i) İki amme idaresi arasında mevcut bir borç
için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme
idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat
edilmesi,
j)Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek
üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına
bağlanması.,
Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim
yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye
başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi
halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün
rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya
icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde
zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma
süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını
takip eden takvim yılının ilk günüdür.
2.Tahsil Zamanaşımını Durduran
Haller(Zamanaşımının İşlememesi Halleri) :
6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un
104.maddesine göre zamanaşımını durduran haller
şunlardır;
a)Borçlunun yabancı memlekette bulunması,
b)Borçlunun hileli(dolanlı) iflas etmesi,
c)Borçlunun terekenin tasfiyesi dolayısıyla
hakkında takibat yapılmasına imkan bulunmaması,
Bu hallerin devamı süresince zamanaşımı
işlemez, durur. Bu hallerin sebeplerinin kalktığı günün
bitmesinden itibaren başlar ve kaldığı yerden işlemeye
devam eder.
IV.ZAMANAŞIMININ HUKUKİ SONUÇLARI :
Tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağı Borçlar
Kanunu hükümlerine göre tabii(eksik, doğal) borç haline
gelir.Bu borçlarda bir borç vardır ve borçlu tarafından
kendi isteği ile yerine getirilirse, ifa geçerlidir.
Vergi dairesi de rızaen yapılan bu ödemeyi kabul eder.Bu
borçlar, alacaklı tarafından talep ve dava edilemeyen
borçlardır.
Borçlar Kanunu’nda yer alan eksik borçlar
şunlardır;
a)
Kumar ve bahisten doğan borçlar
b)
Evlenme tellallığından doğan borçlar
c) Zamanaşımına uğramış borçlar
d) Ahlaki ödevlerden doğan borçlar
Tahakkuk zamanaşımına uğrayan vergi
borçlarının akıbetinin ne olacağı konusunda 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu’nda herhangi bir hüküm yer almamıştır.
Ancak bu konuda da uygulamada mükellefin istemesi
halinde, vergi idaresi tahakkuk fişi üzerine “yükümlünün
rızası üzerine tahakkuk verilmiştir.” ibaresini koyarak
bu vergiyi tahsil etmektedir.
Tahakkuk zamanaşımı
süresinin dolmasından sonra, alacaklı vergi dairesinin
vergiyi tarh ve tebliğ etme, bir başka deyişle, tahakkuk
ettirme yetkisi ortadan kalkmış olur. Zamanaşımından
sonra, mükellefe ihbarname veya ödeme emri tebliğ
edilemez, vergi incelemesi yapılamaz(VUK, m.
138/2).Zamanaşımı süresi dolduktan sonra, ancak,
mükellefin isteğe bağlı olarak yaptığı başvurusu dikkate
alınır.
|