Enerji Yatırımcıları Derneği GÜYAD ve Bilkent Üniversitesi arasında yenilenebilir enerji alanında başlatılan iş birliği kapsamındaki seminerler dizisinin ilki ‘Sürdürülebilirlikte Yenilenebilir Enerjinin Rolü’ başlığıyla 25 Ekim 2023’te Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarını GÜYAD Başkanı Cem Özkök ile Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdal Erel’in yaptığı ve sürdürülebilirlik konusunda yenilenebilir enerjinin bütün alanlarının bakış açısının yansıtıldığı seminerde; HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Limak Enerji CEO’su Birol Ergüven, Mogan Enerji CEO’su Ali Karaduman, Kontrolmatik Teknoloji Genel Müdürü Osman Şahin Köşker, Garanti BBVA Yenilenebilir Enerji Finansmanından Sorumlu Direktörü Hakan Birhan, Kalyon PV Ar-Ge Direktörü Nesrin Töre Şen, İş Enerji Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Okuyan ile Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Afacan ve Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Alperen Günay konuşmacı olarak yer aldı.

Hibrit olarak çevrimiçi de yayınlanan seminerde konuşmacılardan öne çıkan başlıklar şöyle:

Cem Özkök / GÜYAD Başkanı:

“Bu, yenilenebilir enerji sektörü ve liderliğini yaptığımız akademik çevreler arasındaki ilk işbirliğimiz değil, ancak Bilkent Üniversitesi ile yaptığımız ilk işbirliği. Biz de GÜYAD olarak yeni başladığını ve 23 Ekim 2024 tarihine kadar devam edeceğini düşündüğümüz Cumhuriyetimizin 100. Yıl kutlamalarında yıl boyunca 100 farklı etkinlik gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Bu konuşmada altını çizmek istediğim birkaç konu var. Türkiye, 2021 yılında 2053 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşacağını duyurdu. O tarihten bu yana hükümet ve ilgili düzenleyici otoriteler tarafından önemli adımlar atıldı. O tarihten bu yana konuyla ilgili çeşitli yasal düzenlemeler yapıldı, hatta iklim yasası hazırlıkları ya tamamlandı, ya da halen devam ediyor. Elbette bu çok büyük bir hedef. Bunu başarmak için öncelikle fosil yakıtlara dayalı enerji üretimini azaltmamız, ilgili düzenlemeleri hızlandırarak yenilenebilir enerjinin daha da geliştirilmesinin önünü açmamız gerekiyor. Şu an itibarıyla 10 bin MW'ın üzerinde güneş, 12 bin MW'ın üzerinde rüzgâr, bin 650 MW'ın üzerinde jeotermal kurulu gücümüz var. Hidroelektrik santraller Türkiye enerji üretiminin %30'unu karşılıyor. Buradaki uzmanlar size detaylı bilgiyi birazdan verecektir ama bu rakamları bir kez daha hatırlatmak istedim. Türkiye'de enerji depolama uygulamalarında rekorlar kırılıyor! Enerji depolamaya yatırım ilgisi dikkat çekici! Ve bunların hepsi umut verici. Ancak finansman, düzenli kapasite tahsisi duyuruları, izin süreçleri gibi dikkatle ele alınması ve hızla çözülmesi gereken ciddi konularımız var. Bu tür sorunlara hızlı ve etkili çözümler sunmak yenilenebilir sektörü hızlandıracak ve iklim hedeflerimize ulaşmayı çok daha kolay hale getirecektir.”

Elvan Tuğsuz Güven / HESİAD Başkanı:

“Hidroelektrik santraller Türkiye’nin ilk yenilenebilir enerji yatırımları olarak ülkemizin gelişim sürecinde önemli bir rol üstlendi. Katkıları halen de çok büyük oranda devam ediyor 110.000. MW'lık kurulu gücün %30'unu hidroelektrik santraller oluşturuyor. Ancak son yıllarda hızlanan iklim değişikliği ve artan kuraklık nedeniyle, sürdürülebilirlik ve ayrıca emisyon hedeflerine erişim açısından hidroelektrik santrallerinin atıl kalan kapasitelerinin hibrit yatırımlarla daha verimli şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca halihazırda arazi tahsisleri, çevresel izinler, trafo ve bağlantı kapasiteleri olan ancak kuraklık nedeniyle yüzde 20 kapasite altında çalışan HES'lere hibrit yatırımlarında öncelik tanınabileceğini düşünüyoruz. Bu atıl kapasitenin devreye girmesinin ithal enerji girdiklerinde azalmaya yol açacağına ve yenilenebilir ve çevreci kaynaklarımızı daha optimum seviyede kullanmanıza imkan sağlayacağına inanıyoruz. Bu konu sürdürülebilirlik açısından en önemli gündem maddelerimiz arasında. HESİAD olarak bu alanda yoğun bir çalışma yapmayı planlıyoruz.”

Birol Ergüven / Limak Enerji CEO’su:

“Güneşten enerji üretimi enerji yatırımının halka inmiş halidir. Mevzuatta ve vergilendirmede kolaylık sağlanırsa ülkemizde milyon kişiye ulaşan enerji yatırımcısına ulaşmak mümkündür.”

Ali Karaduman / Mogan Enerji CEO’su:

“Mogan Enerji Yatırım Holding A.Ş. olarak Türkiye’deki en verimli jeotermal kaynağa sahip sahada, Türkiye’nin jeotermal enerji santralleri arasındaki en yüksek kapasite faktörü ile çalıştırılan santrallerin sahibiyiz. Bu tamamen doğru tasarım ve doğru mühendislik eseridir. Jeotermal enerji santral tasarım uygulamalarımız, Türk mühendisliğinin bir eseridir.

Enerji üretmenin haricinde, bölgeye katkı sağlamak amaçlı olarak inşa ettiğimiz ve devlete hibe ettiğimiz Germencik Yamantürk Meslek Yüksekokulu’nda eğitim faaliyetleri başlamıştır. Sahip olduğumuz JES, RES ve HES’lerimiz ile toplamda yaklaşık 1.025 MW elektrik üretilmekte olup yaklaşık 2.000.000 konutun elektrik ihtiyacı karşılanmaktadır. Santrallerimizin tamamen çevreye uyumlu olması gurur kaynağımızdır.

Mogan Enerji olarak, bütün gayemiz enerjide dışa bağımlılığı azaltarak milli enerjimizi üretmektir. Bununla beraber, karbon salınımını asgari ölçülere indirmek ve cari açığımızın düşürülmesine katkıda bulunmak en önemli önceliğimizdir.”

Osman Şahin Köşker / Kontrolmatik Teknoloji Genel Müdürü:

“Enerjide depolama konusu ‘sürdürülebilirlik’ ve verimli kaynak kullanımı hedeflerine doğrudan cevap veren bir başlık. Biz bu alandaki ihtiyacı doğru zamanlamayla tespit ettiğimizi düşünüyoruz. Lityum iyon pil hücresi teknolojisi şu anda bu ihtiyaca cevap veren en elverişli teknoloji. Biz de bu teknolojiyi kullanarak Polatlı’da, tüm fazları tamamlandığında, yıllık toplam 3 GWh kapasiteye ulaşacak Lityum-İyon Pil Hücresi Giga Fabrikamızı kurduk ve birkaç ay önce devreye aldık. Attığımız bu adımı hem ülkemiz hem de bölge ülkeleri adına atmış olduk. Bunu kendimiz adına bir kilometre taşı olarak kabul ediyoruz ve daha ileriye gitmek için en son teknolojilerle hizmet vermeye devam edeceğiz.”

Hakan Birhan / Garanti BBVA Yenilenebilir Enerji Finansmanından Sorumlu Direktörü:

“Ülkemizin güçlü yenilenebilir enerji üretim potansiyeli hem yatırımcılar hem bankalar hem de düzenleyici kurumlar tarafından dikkate alınmalı ve desteklenmelidir.

Bu doğrultuda bizim önerimiz güneş enerjisi santrali yatırımlarının hızlandırılması ve yıllık 5.000 MW'ın üzerinde güneş enerjisi santrali kurulumu hedeflenmesidir. Bu, daha sürdürülebilir bir gelecek için ihtiyacımız olan bir yatırım hedefi olacaktır. Ülkemizde YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması) gibi bir tarife garanti mekanizması olmasından memnunuz ancak mevcut global finansman koşulları ne yazık ki yatırım iştahını etkileyebiliyor.

Kamu destekli finansman kaynakları ile beraber bankaların bu projeler için daha uygun fonlama seçenekleri sunması mümkün hale getirilebilir."

Nesrin Töre Şen / Kalyon PV Ar-Ge Direktörü:  

“Ar-Ge dahil güneş paneli üretiminin tüm aşamalarını tek çatı altında toplayan ve bu özelliğiyle dünyada ilk ve tek olma unvanını elinde bulunduran Kalyon PV olarak, Sürdürülebilirlikte Yenilenebilir Enerjinin Rolü konulu bu seminere katılmaktan memnuniyet duyuyoruz.

100’ün üzerinde mühendis ve araştırmacının yer aldığı Ar-Ge Merkezimiz Türkiye’nin öncü Ar-Ge kuruluşlarının başında geliyor. Merkezimizde 60’a yakın proje yürütüyoruz. Karbon ayak izinin azaltılması, yenilikçi ve yüksek verimli FV teknolojileri temel araştırmaları, maliyet düşürme, performans artırma, geri dönüşüm, döngüsel ekonomi, yerlileştirme, tedarikçi ve yan sanayi geliştirme, güç elektroniği, enerji depolama, ileri test ve ölçüm teknikleri ve ticarileştirme çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca tarım alanlarında güneş enerjisi kullanımını artıran agrivoltaik GES uygulamaları çalışmalarımız ile uluslararası 14 paydaşın yer aldığı PV4Plants adlı projenin koordinatörlüğünü yürütüyoruz. Dolayısıyla, yenilenebilir enerji teknolojileri üretimi konusunda faaliyet gösteren yüzde 100 yerli bir kuruluş olarak sürdürülebilir uygulamalara ve çevre bilinci üzerine yapılan bu tür seminerlerde yer almak bizim için oldukça önemli.

Emre Okuyan / İş Enerji Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı:

“Türkiye’nin rüzgar enerji santrali kurulu gücünün artmasını kısıtlayan önemli faktörler; uzayan izin süreçleri, şebeke bağlantı kısıtları, artan yatırım maliyetleri ve finansman sıkıntılarıdır. Rüzgar türbinlerinin yüzde 85-90’lık kısmı geri dönüştürülebilmektedir. Sürdürülebilirliği arttımak için yeşil çelik kullanımı ve kulede lamine ağaç kullanımı gibi girişimler dikkat çekmektedir.”

Prof. Dr. Yasemin Afacan / Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi

“Sürdürülebilirlik bugünün kaynaklarını gelecek nesillerin ihtiyaçlarını düşünerek kullanmayı gerektirir. Sürdürülebilir mimari yapılı çevrenin etkilerini en aza indirgemeyi amaçlayan mimaridir. Enerji etkin tasarım yenilebilir enerji kaynaklarını kullanmanın ötesinde iklime duyarlılık, ekolojik ve bütünsellik yaklaşımını benimsemelidir.”

Dr. Alperen Günay / Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

“Yenilenebilir enerji yöntemlerinin kullanımı, sürdürülebilirlik açısından büyük önem teşkil etmektedir. Güneş ve rüzgar gibi bilinen yöntemlere ek olarak, son yıllarda dalga ve deniz akıntıları gibi fiziksel etmenler de enerji üretimi için kullanılmaktadır. Geleceği oldukça parlak olan bu alanda araştırma kuruluşları ile endüstri arasında geliştirilecek işbirlikleri, ülkemizin gelişimi açısından önemlidir.”